Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı | Sayı : 69 (Mart 2025)

7 CAFERSADIKABALIOĞLUEĞİTİMVEKÜLTÜRVAKFI değer tutarım- eninde sonunda o A.Ş. batar. Denizlispor da böyle. Bizler bu işe amatör olarak başla- dık, çoğumuz öyledir. Hiçbir yer- de yöneticilik yapmış, holdingde pişmiş gibi gelmedik. O kulüpte öğrendik her şeyi. Ne var ki bizim, büyüklerimiz vardı, bu işte yoğ- rulmuş. Mesela Melih Garipler gibi, İnanç Toker gibiler, bize yol gösterebilecek insanlardı. Şimdi şöyle baktığımızda bir ara biz Sa- yın rahmetliyle Ali İpek’le iş ya- parken Denizlispor dip yapmıştı. Bütün kariyeri yerlerdeydi, sürü- nüyordu. Kimse borç vermiyordu, futbolcu alamıyorduk. O zaman ben Ali Bey’in yaptığı mücadele- yi iyi biliyorum, çok çalıştı, çaba gösterdi, ama olmuyordu. Son- ra o yönetim gittikten sonra Ali Marım Bey geldi. Ondan sonra ekip kurulduktan sonra ciddi bir çalışma içerisine girildi, ekip çok önemlidir. Bu çalışma nedir? Mahalle ara- larından futbolcu seçmek olayı, daha önceki bölümler de gördük onu. Kimdi mesela, Denizli’nin sporu altyapısından yetişme ve zaman zaman beraber top oy- nadığımız Bahtiyar. Denizli’nin gururu olmuştur. Yücel, Varto de- diğimiz iyi arkadaşımız. Erhan, Ali Yalçın, Kenan, Kaleci Metin vardı mesela. Bunlar hep rahmetli Ya- kup Bey’in düzenlediği mahalle maçlarından çıktılar. Oralardan sivrildiler, geldiler. Sonra Deniz- lispor’da top oynamaya başladı- lar. Ondan sonra da iyi transferler yaptılar, Denizlispor’a hem kat- kısı oldu, hem de kendileri para kazandılar. Biz geldiğimiz vakit, transfer ekibinin başına Melih abiyi getirdik. Alt yapıya -o za- man öyle sivri çocuklar çıkmasa da altyapımıza önem veriyorduk- tarama sistemini getirdik. Yani, 2.lig de, 3.lig de,1.ligde izleme ko- mitesi vardı, izliyorlardı rapor geli- yorduMelihhocaya. Bizimher ay maaş gönderdiğimiz antrenörler, izleme komitesi vardı. Bir yıldız, iki yıldız, üç yıldız koyardı; yıldızı çok olanlar toplanırdı. Derdi ki “bunlar mutlaka alınmalı.” Bir de ekip ola- rak, illa alınması gereken oyun- cuları gerçekten alınmalı mı diye seyretmeye giderdik. O zaman yaptığımız transferlerden yüzde 10 gibi yanlışımız vardı, yüzde 10 yanlış çok büyük bir başarıdır. O yüzde 10 da çok ucuz paralarla, yük getirmemiştir. Alalım da ba- karsın tutar gibi düşünülmüştür. Denizlispor’ un mayası orda çok iyi tuttu. Hatta ben hiç unutmam, Ümit Bozkurt Gaziantep’teydey- di, Gaziantepspor’a kaptırmamak için sakladık kulüpte. Çift imza al- dık. Bir yıl da ceza aldı. Mustafa Kaplan onun menajeriydi. Güzel anılarımız vardı o dönemde. İyi bir yapı oluşturduk. Hiç unut- mam, Yusuf’u aldığımızda biz, Sayın Ahmet Özgür’le beraber gitmiştik Kemer’e. Ayda 2.500 li- raya taksitle 6 ay vadeli almıştık. Şimdi kaça satıldı. Yani bunun gibi o zamanın futbolcularından, biz o dönemde bıraktık. Sonra Turgut Bey arkadaşımız ve ekibi geldi. Oradan deli paralar kazan- dık. Eğer karşılıksız bir hizmet etmek için gelirseniz bu konuda başarılı olursunuz. Yoksa öbür türlü ma- alesef başarısızlığa mahkûmsu- nuzdur. Ondan sonra mirasyedi durumuna düşersiniz. Yani ivme kaybetmeye başladı Denizlispor. Denizlispor’un başka sermaye- si yok. Yani para kazanması için ya altyapıya çok önem verecek oradan yetiştirecek yahut da transferlerini tam isabet yapacak. Bunlar yapılamadı kanaatimce. Denizlispor bugünkü duruma gelmiş, neden geldiği aşağı yu- karı herkesçe malum. Esas olan bundan sonrasıdır. Benim tavsiyem Denizlispor’a; Altınordu var ya, şu yanımızda- ki yani böyle oluşum olursa ye- niden bir beyaz sayfa açılacak olursa zaten başkanı da Deniz- li’ye uzak bir insan değil, Meh- met Özkan Bey. Onu iyi inceleyip, örnek alınması gerekiyor. Tesisle- riyle, yöntemleriyle. Çok ilkeli bir kulüp Altınordu, resmen mahalle aralarındaki İzmir’deki o amatör takımlarından çıkan Bucaspor’u amatörden aldı geldi. Ama tesis- leriyle örnek alınması gerekir. Denizlispor’u tamamen kendi şir- ketimizi yönetiyormuş gibi yönet- meye çalıştık. Tabiri caizse delikli kuruşu hesap ederek transferini yaptık. Masrafını karşıladık. Kar- şılaştırmaya çalıştık. Transfer de en büyük gideri de kulüplerin transfer futbolcular. Dolayısıyla onu minimize etmek bizim göre- vimiz. Özellikle transfer komitesi. Tabi bunun başkanın onayından geçmesi gerekiyor. Yani onun ça- basıyla götürdük. Ve orda kulü- bün de çok büyük menfaatlerinin olduğunu düşünüyorum. Burada dediğim gibi yani, transferler bi- raz da şans meselesi. Çok büyük beklentiler olup da, boş çıkan ha- yal kırıklığı da olabiliyor. Kulübün geçmişteki başarıları- nın nedenlerine baktığımızda bu işe gönül vermiş başkan ve yö- neticilerin ayrıca teknik ekiplerin büyük katkısı olmuştur. Eğer yö- netim olarak kendinizi inandırır ve güvendirirseniz Denizli halkı ve seyircisi sizi ve takımı yalnız bırak- maz devamlı yanınızda olur ve bu birlikten başarı ortaya çıkar. Mahalle aralarından futbol- cu seçmek olayı, daha önceki bölümler de gördük onu. Kimdi mesela, Denizli’nin sporu alt- yapısından yetişme ve zaman zaman beraber top oynadığı- mız Bahtiyar. Denizli’nin gururu olmuştur. Yücel, Varto dediği- miz iyi arkadaşımız. Erhan, Ali Yalçın, Kenan, Kaleci Metin vardı mesela. Bunlar hep rah- metli Yakup Bey’in düzenlediği mahalle maçlarından çıktılar.

RkJQdWJsaXNoZXIy MTIzMzUy