Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı | Sayı : 71 ( Şubat 2026 )

Denizlispor benim için yalnızca bir futbol kulübü değil; bir dö- nemin heyecanı, bir şehrin öz güveni, birlikte sevinip birlikte üzülmenin adıdır. 2000 li yıllarda kulübün içinde, yönetiminde, avukatlığında, ge- nel kurullarında, divan başkan- lığı kürsüsünde bulunmuş; 2006 yılında Denizlispor delegesi ola- rak katıldığım TFF Genel Kuru- lunda Türkiye Futbol Federasyo- nu Yönetim Kuruluna seçilmiş biri olarak, son 25 yılın hemen her anına yakından tanıklık et- tim. O yılları yaşayanlar çok iyi bilir: Denizlispor, mütevazı bütçesine rağmen Süper Ligde korkulan bir deplasmandı. “3 büyükler” için Denizli ‘ye gelmek hiçbir zaman kolay olmadı. Ama asıl gurur, Avrupa geceleri idi. Sparta Prag‘ı, Olimpik Lyon‘u kendi sahalarında saf dışı bırak- tığımız günler... Lyonmaçı öncesi protokol tribü- nünde, Türkiye ‘nin Paris büyük elçisinin Denizlisporlu yönetici- lere dönüp “Lyon çok güçlü bir takım, inşallah hezimete uğra- mazsınız” dediği anı dün gibi hatırlıyorum. O akşam sahada yüreğini koyan futbolcularımızı Lyon ‘u 1-0 yenerek yalnızca bir maçı değil, bir şehrin tarihine kazınan bir anıyı yazmıştı. İşte Denizlispor buydu: Parası ile değil aklı ile, cesareti ile, inancı ile ve her şeyden önce arkasına aldığı Denizli şehrinin desteği ile var olan bir kulüp. Ama bugün... Bugün Denizlispor bölgesel amatör ligde mücadele ediyor. Bu, sadece sportif bir düşüş de- ğil; bir şehrin ortak hafızasında açılmış derin bir yaradır. Peki ne oldu? Bu noktada sadece güzel anıla- rını anlatmak, fotoğraflara ba- kıp nostalji yapmak bana eksik ve hatta haksız geliyor. Çünkü bugünkü tablo, bir gecede orta- ya çıkmadı. Yıllar içinde adım adım örülen yanlışların, ihmal- lerin ve kopuşların sonucudur. Önce mali disiplin bozuldu. Günü kurtaran kararlar gelece- ği ipotek altına aldı. Gelir Gider dengesi kayboldu, borç yönetimi bir alışkanlık ha- line geldi. Sonra kulüp ile şehir arasındaki bağ zayıfladı. Denizlispor, De- nizli’ nin meselesi olmaktan çık- maya başladı. Şeffaflık azaldı, güven sarsıldı, sahiplenme duy- gusu eridi. Sportif başarısızlıklar geldikçe yönetimsel istikrarsızlık arttı, is- tikrarsızlık arttıkça başarı daha uzaklaştı. Bu kısır döngü, sonunda Deniz- lispor’u alt liglere, ardından da amatör kümeye kadar sürükle- di. Bugün acı olan şu: Bir zaman Avrupa’da rakip- lerine ders veren bir kulübün bugün bölgesel Amatör Ligde tutunma mücadelesi veriyor ol- masıdır. Bu sadece Denizlispor’ un değil futbolu yöneten anlayışların da sorgulanması gereken bir du- rumdur. Ama yine de umutsuz değilim. Çünkü Denizlispor, küllerinden doğma potansiyeline sahiptir. Yeter ki geçmişten ders çıkarıl- sın hatalar ile yüzleşilsin, yeni- den doğru bir yol haritası çizil- sin ve her şeyden önce şehirle bütünleşilsin. Güzel anıları anlatmak kolay- dır. Asıl zor olan, o anıların ne- den tekrar yaşanmadığını cesa- retle konuşabilmektir. Bu yazıyı bir sitem olarak de- ğil; bir hatırlatma, bir çağrı ve sorumluluk duygusu ile yazıyo- rum. Denizlispor bir semt kulübü de- ğil, bir şehrin vicdanıdır. Ve vic- dan, ne kadar bastırılırsa bastı- rılsın bir gün mutlaka konuşur. Güzel anıları anlatmak kolaydır. Asıl zor olan, o anıların neden tekrar yaşanmadığını cesaretle konuşabilmektir. 17 CAFERSADIKABALIOĞLUEĞİTİMVEKÜLTÜRVAKFI

RkJQdWJsaXNoZXIy MTIzMzUy