Cafer Sadık Abalıoğlu Eğitim ve Kültür Vakfı | Sayı : 71 ( Şubat 2026 )
Abalıoğlu Vakfı’na bizleri bir araya getirip bu konuya dergi- de yer vermesinden dolayı te- şekkür ederim. Keşke çok daha farklı bir ortamda daha önce toplanabilseydik. Geçmişten Günümüze Denizli Dergisinin Denizlispor’u konu eden 69. Sayısını okudum. Bu yazıları okumak benim de hare- kete geçmem sebep oldu ve ben de biraz sitemkar bir ifadeyle takımın sorunlarıyla ilgili, takı- mın dörtnala batmaya gittiğini, çaresizliğini, çırpınışını ve çö- zümleri içeren bir yazı hazırla- dım. Arkadaşlarımın da onayını alarak altına isimlerini yazdım, sosyal medyada paylaştım ve rehberimde olan Denizlispor’la ilgilenen birçok kişiyle mesaj olarak ilettim. Hiç kimsenin bu olayla ilgili bir dönüşü olmadı. Ümitlerin kırıldığı bu dönemde bu toplantıyı niçin yaptığımızı sorguladım. Ama dergi kapsa- mında tarihe bir not düşmenin, Denizlispor’un parlak günleri- ni anlatmanın önemli olduğu inancımla toplantıya katıldım, bize değer verip davet ettiğiniz için tekrar teşekkür ediyorum. Yaklaşık 15-20 sene önce döne- min Valisi ile Ticaret Odası’nda Denizli futbolu ile ilgili bir top- lantı yapmıştık. Orada şunu de- miştim; Türkiye’de inşaat, tekstil vb. fark etmez hangi sektör olur- sa olsun, sorun her sektörde, yö- netici sorunudur. Birinci sorun yönetici sorunudur. Kişilik ola- rak, birikim, kültür, tecrübe ve donanım olarak yeterli yöneti- ci yok. Geçen yaz da konuştuk; Denizlispor’un sorunu parasızlık değil. Denizlispor’un sorunu yö- netici profilinin yeterli olmayışı- dır. Eskiden 35 – 40 sene önce, hiçbir şey olamazsan öğretmen olur- sun denilirdi. En düşük puanla öğretmen okullarına gidilirdi. Hâlbuki en önemli, en yüksek puan orada olmalı ki kaliteli in- san, kaliteli öğretmen yetişsin. Onlar da kaliteli öğrenci yetiş- tirsin. Şimdi bizim idare yöne- timin oluşması ve durumu da bunun gibi. Her gelen sorumlu kişi için “Ya bu da olmaz artık kardeşim, ya bu adamdan bu yönetimden daha kötüsü gelmez.” Dediği- miz noktada her gelen, gideni arattırdı. Bakın son yıllara. Kalite her yerde çok önemlidir. Rahmetli Ahmet Başkanım ba- bamın akranı, babamların an- nemlerin komşusuydu onlar. Ahmet Başkanım kampta otele geldiğinde, bizimle muhabbet ederken ceketinin önünün açık olduğunu görmedim. Bizler onun evladı yaşındayız. Ahmet Dartar buydu. Ahmet Dartar’ın dönemi buydu. Daha sonra Doğan Demircioğ- lu. Antrenör, idmandan gelmiş, gerek konumu, gerekse yapısı itibariyle sehpanın üzerine aya- ğını uzatmış. Osmanlı Bankası Müdürü Muammer Görümlü abiyle muhabbet ediyormuş. Doğan abi de o sırada odası- na giriyor, antrenörün ayağı sehpanın üzerinde diye o hafta adamın işine son verdiler. İnsan kalitesi buydu. İnsanları birbiri- ne olan saygısı buydu. Eskiden 73’lerde 74’lerde maç olacağı zaman anons edilirdi. Murat 124 ile Denizli’yi dolaşır- lardı. Deplasmana gidilecekse para toplanırdı. Abim benden önce Denizlispor’da profesyonel takımda top oynadı, Kayseri’ye 4 tane taksi ile gittiler. Otobüs tutamadılar. Durumlar böyley- di. Para toplarlardı. Allah rah- met eylesin, lakabı öyle olduğu için söylüyorum, “Topal Kemal” derlerdi, Kemal Bağbaşlıoğlu büyüğümüz, kulüp müdürlüğü yaptı. Bunlar takımı deplas- mana götürmek için, para top- larlardı. “Karanfilli hoca” diye bilinen Abdülgaffar Nemut- lu’nun “Meserret” isimli kitabın- da okudum. Bir gün yine para toplamaya çıkmışlar, tekstilci Muhsin Toydemir abiye gitmiş- ler. Para yok, adam alyansını vermiş bunu bozdurun deplas- mana gidin demiş. E şimdi bu- ralardan nerelere gelindi. Eskiden 73’lerde 74’lerde maç olacağı zaman anons edilirdi. Murat 124 ile Denizli’yi dolaşırlar- dı. Deplasmana gidilecekse para toplanırdı. Abimbenden önce De- nizlispor’da profesyonel takımda top oynadı, Kayseri’ye 4 tane tak- si ile gittiler. 55 CAFERSADIKABALIOĞLUEĞİTİMVEKÜLTÜRVAKFI
RkJQdWJsaXNoZXIy MTIzMzUy