

tadır. 37 ve 38 numaralı mekânla-
rın kuzey duvarı aynı zamanda 39
numaralı mekânın güney duvarını
oluşturmaktadır. Doğu-batı doğ-
rultuda 2 m uzunluğa ve 65 cm ge-
nişliğe sahip taş temelli kerpiç du-
varın doğuya doğru uzanan bölümü
korunmamıştır. Mekânın kuzey ve
batı duvarına ait herhangi bir kalın-
tı bulunmamış, batı duvarı ise ka-
zılmayan alan içerisinde kaldığın-
dan dolayı ortaya çıkarılamamıştır.
Mekân diğer iki mekânda olduğu
gibi büyük boyutlu Bizans Döne-
mi’ne tarihlenen depolama çukur-
ları tarafından tahrip edilmiştir.
Mekân içinde korunabilen tek ta-
şınmaz mimari unsur güney duva-
rının güneybatısında yer alan ve du-
vara dayandırılmış ocaktır. At nalı
biçiminde olduğu anlaşılan ocağın
kuzeydoğusu Bizans Dönemi’ne
ait bir silo tarafından tahrip edil-
miştir. Korunan ölçüleriyle 1.40 m
çapında olan ocağın çevresinde 10
cm kalınlığında ve 20 cm yüksek-
liğinde pişmiş topraktan bir dış çe-
per oluşturulmuştur. Ocağın pişmiş
topraktan yapılmış tabanı üzerinde,
merkezi bir konumda 30 cm çapın-
da oval formda küllük alanı bulun-
maktadır. Ayrıca alanın kuzeydoğu
köşesinde muhtemelen 39 numaralı
mekân sınırları içinde 1 m çapında-
ki bir alan dağılmış halde ocak aya-
ğı ve ocak parçalarına rastlanılmış-
tır. Kemik ve seramik buluntular
dışında alanda başka herhangi bir
buluntuya rastlanılmamıştır.
Geç Tunç Çağı’nın erken evrelerin-
den olan 5a evresinde en yoğun gö-
rülen formlar, kâseler ve çanaklar-
dır. Dışa kalınlaştırılmış ağızlı, iyi
fırınlanmış, astarlı kâse ve çanaklar
en yoğun grubu oluşturmaktadır.
İkincil yoğunlukta ise dışa kalın-
laştırılmış ağızlı keskin omuzlu ça-
nak ve kâseler oluşturmaktadır. Ba-
sit ağız kenarlı kâse ve çanaklarla,
düzleştirilmiş ağız kenarlı tabaklar
daha az olmakla birlikte form çe-
şitliliği içinde yer almaktadır. Dışa
kalınlaştırılmış ağız kenarlı, küre-
sel gövdeli, kaba hamurlu çömlekler
pişirme kaplarını oluşturmaktadır.
Seramiklerin hamur rengi genel-
de açık kırmızı ve kızıl-kahvedir.
Çoğunluğu astarlı olan seramikler-
de astar rengi kırmızıdır. İyi fırın-
lanmış kaliteli seramikler üzerinde
görülen -özellikle kadehler- ışın
motifli perdah bezeme, dönemin
ağırlıklı olarak bezeme profilini
yansıtmaktadır.
Beycesultan Höyüğü’nde 2017 yılı
çalışmalarında ağırlıklı olarak Geç
Tunç Çağı tabakalarının yanı sıra
Orta Tunç Çağı’nın son tabakasına
ait veriler de araştırılmıştır. Orta
Tunç Çağı’na ait sınırlı bir alanda
yürütülen kazı çalışmaları nede-
niyle geniş çapta araştırılamayan 7.
tabakaya karşın Geç Tunç Çağı’na
tarihlenen 6. ve 5. tabakalar ile il-
gili yeni veriler ortaya konmuştur.
Özellikle son yıllarda Geç Tunç
Çağı’nın en erken tabakası olan 6.
tabakaya ilişkin açığa çıkardığımız
veriler Geç Tunç Çağı’nın başlan-
gıcına dair bilgilerimizi artırmıştır.
Daha önceki yıllarda tespit edilen
çakıl taşı ile döşeli olan sokak ve taş
temelleri korunan bazı yapılara bu
yıl yenileri eklenmiş, 6. tabaka mi-
marisi ile ilgili daha fazla veri elde
edilebilmiştir. Bu tabakadan elde
edilen iki radyo-karbon tarihine
göre 6. tabakanın MÖ 1880-1688
/ MÖ 1830-1662 yılları arasına ta-
rihlenebileceği öngörülmektedir.
Geç Tunç Çağı’na tarihlenen 3 ta-
bakadan biri olan 5. Tabaka ise nis-
peten diğer tüm tabakalar içinde
geniş çaplı bilgi sahibi olduğumuz
tabakadır. İki ana evresi bulunan
ve yapıların neredeyse tamamının
büyük bir yangınla tahrip olduğu
(5a-b) 5. tabakaya ait daha önceki
yıllarda açığa çıkarılan birbirine
bitişik ortak duvarlara sahip yapıla-
rın doğuya doğru devam eden bö-
lümleri bu yıl yapılan çalışmalarda
açığa çıkarılmıştır. Farklı boyutlar-
da mekânlara sahip yapıların daha
geniş bir alanda açığa çıkarılması ve
araştırılması Geç Tunç Çağı’ndaki
tabakalar arasındaki mimari yapı-
lanma hakkında her geçen yıl yeni
verilerin elde edilmesine katkı sağ-
lamaktadır.
81