Previous Page  37 / 44 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 37 / 44 Next Page
Page Background

Gerek pazar, gerekse alış veriş için

köyden gelenlerin, alacakları eşya-

ları ayrı ayrı koyabilecekleri içini

göstermeyen torbaları olurdu. Me-

sela pirinci pirinç torbasına, şekeri

şeker torbasına koyarlardı. Kimse

kimseye ne aldığını göstermezdi.

Bu hem nazar değmesin diye idi

hem de alan var alamayan var, ayıp

olmasın, göz hakkı olmasın düşün-

cesiyleydi.

O zamanlarda köylülerin çoğu pa-

muk, buğday ya da mısır ekerler ve

bunların çoğunu Tariş’e satarlardı.

Köylüler Tariş’e gidip para alama-

dıkları zaman, bakkala gidip Ta-

riş’ten parayı alamadıklarını, parayı

birkaç gün sonra vereceklerini söy-

lerler ve dedikleri zamanda parayı

getirilerdi. Onlar sözünün eri insan-

lardı, bu yüzden senet gibi şeyler

yapılmazdı, sadece bakkal defterine

yazılırdı. Bakkal ile köylü arasında

itimat tamdı. Kimsenin kimsede 5

kuruş parası kalmazdı. Bu itimat

uzun bir süreçten sonra sağlanırdı.

Bu süreç bakkalın çıraklık döne-

minden başlardı. Çırak mesleğin

inceliklerini, müşteriye nasıl davra-

nacağını, onları nasıl tanıyacağını,

hesabı nasıl yapacağını ustasından

öğrenir, buna ilaveten ciddi bir çev-

re de edinirdi. İnsanlar bakkala ge-

lince bakkal tecrübesi sonucu onun

tipinden, konuşmasından, tanıdığı

birisinin yakını ise simasından ne-

reli olduğunu çıkarabilir, ona göre

tavır alırdı. Hatta bazen gelenlerin

pazarlık edip etmemesinden ya da

pazarlık şeklinden bile nereli oldu-

ğunu, iyi bir müşteri olup olmaya-

cağını tahmin edebilirdi. Bakkallar

fahiş fiyat söylemediklerinden do-

layı pazarlık edenler için “Paranın

galpı, müşterinin sarpı” derler ve

onlara fazla itibar etmezlerdi.

50’lili yıllarda para yerine mecit

kullanımı hâlâ yaygındı. Köylü ka-

dınlar alacakları mal için “bu kaç

mecit?” diye sorarlardı. 20 kuruş bir

mecit sayılırdı. 5 mecit ise bir liraya

denk gelmekteydi. Mecit terimini

daha çok kadınlar kullanırdı. Alış-

verişi çoğunlukla erkekler yapma-

sına rağmen az da olsa kadınlar da

alışveriş yaparlardı.

60’lı yıllarda haftanın belli gün-

lerinde genellikle Cuma sabahları

dükkânlar açılacağı zaman bir hoca

gelir, dua eder ve herkes dükkânını

öyle açardı. O gün daha bereketli

olur daha fazla kazanç elde edilir-

35