Background Image
Previous Page  3 / 54 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 3 / 54 Next Page
Page Background

Bu gibi münferit hadiseler kolayca bertaraf edilebilirdi. Ancak Tanzimat Fermanı’yla Osmanlı

yerinde idare yerine merkeziyetçi bir idare sistemine geçti. Mahalli idareciler bölge meclislerinin

tavsiyesiyle değil doğrudan merkezden atanmaya başladı. Merkezden gelen idareciler halkın

beklentilerine ve sosyal dengeyi dikkate almadıklarından bir çok sıkıntıları da beraberinde getirdi.

Temettu’ vergisinin aslı H. 1241 (1835) tarihinde sultan II. Mahmud zamanında ihdas olunan

ihtisap resmidir. İhtisap resmi [Kazanç Vergisi]; “şehriye-i dekakin” ve “yevmiye-i dekakin” adıyla anılan

vergilerle bütün yiyecek, içecek, giyecek ve saireden muhtelif adlarla ve başka başka oranlarda anılan

çeşitli ve değişik vergilerden ibarettir.

Yeni bir idare şeklinin yerleşmesi esnasında yeni vergi sistemi de uygulamaya konulmuş oldu.

16 Ca 1255 (28 Temmuz 1839) tarihinde ihtisap resminin kaldırılması düşünülmüş ve 16 Zilkade 1255

(28 Ocak 1840) tarihli nizamname ile “tekalif-i örfiye “ nin herkesin emlak, arazi ve hayvanları ile esnaf

ve tüccarın senelik kazançlarına birer kıymet takdir olunarak binde hesabıyla tarh ve tevzi’ edilmesi

kararlaştırılmıştır. İlk olarak mal varlığının tespiti yapılarak hazırlıklar başladı. 1255 (1839-1840)

senesinden (1275) (1858-1859) senesine kadar temettu ‘ vergisi “an cemaatin” tevzi olunan verginin bir

cüzünü teşkil etmek şartıyla “muvahhid vergi” (birleşik vergi) arasında idi.

1275 (1858-1859) tarihli tahrir talimatı ve 1277 (1860-1861) tarihli tahrir-i umumi

nizamnamesi mucibinde herkesin emlak, arazi ve senelik kazancı yazılıp ve tahmin edilerek ilk defa

senelik kazanç üzerinden binde otuz vergi konulmuştur. 1295 (1878-1879) den itibaren binde kırka ve

1303 (1885-1886) senesinde de binde elliye çıkarılmış olup, önceden ticaret ve sanat sahiplerinden

alınan bu vergiye sonradan maaş sahipleri de dahil edilmiştir. Temettu ‘ vergisinin adı daha sonra “kazanç

vergisine” çevrilmiştir.

Temettuat defterleri, 1260-1261 yıllarını ihtiva eden defterlerdir. Bu defterlerin tarihlerinde

(çok az istisnalar hariç) gün ve ay yoktur. Çoğunluğu 1260 ve 1261 tarihli olmakla beraber nadir olarak

1256 ve 1262 tarihli defterlere de rastlanmaktadır.

DENİZLİ’NİN TEMETTUAT DEFTERLERİ

Denizli’nin Temettuat defterlerinin bizim tespit edebildiğimiz toplamı 600 adettir. Defterlerin

tasnifi ve kodunun belirlenmesinde o tarihlerdeki idari taksimat esas alınmıştır.

ML.VRD.TMT.d. şeklinde

kodlanan derfterler

içindeki bilgiler esas alınarak alfabetik olarak eyaletlere ayrılmıştır. Her eyalet de kendi

içinde kazalara ayrılmıştır. Alfabetik olarak tasnifi yapılan defterlere sıra numarası verilmiştir. Gerekli

diğer işlemler yapıldıktan sonra aynı şekilde özetleri kataloguna işlenmiştir.

Bu günkü Denizli sınırları içinde kalan alanın o dönemdeki idari yapısı da bu sayede ortaya

çıkmaktadır. H. 1264 [M. 1844] yılında hazırlanan bu defterlerdeki Denizli’nin idari yapısı şöyledir.

Denizli bütün Anadolu gibi 1840’a kadar Merkezi Kütahya olan Anadolu Beylerbeyliği bağlıdır.

Tanzimatla yeniden düzenlenen idari yapıyla eyaletler kuruldu. Denizli’nin arazisi parçalandı. Öyle ki

Denizli Sancak merkezi yapılarak Aydın Eyaleti’ne bağlandı. Kaymakamlık [Bu günkü karşılığı valiliktir.]

olarak idare edilmeye başlandı. Denizli’ye Ezine-i Lazkiye [Sarayköy], Kadı [Babadağı], Ezine-i Çarşamba

[Buldan], Gököyük [Güney], Honaz, Kaza-yı Erba’ da denilen Eşme, Güre, Selendi ve İnay kazaları

bağlandı. Asikaraağaç [Acıpayam] ve Kızılhisar [Serinhisar] Isparta üzerinden Konya Eyaleti’ne; Tavas,

Kale ve Beyağaç Muğla üzerinden Aydın Eyaleti’ne; Çal, Baklan, Bekilli, Çardak, Bozkurt Afyon Çivril ise