Background Image
Previous Page  21 / 44 Next Page
Information
Show Menu
Previous Page 21 / 44 Next Page
Page Background

Aslına bakılacak

olursak, bu meydan

okumasında pek de

haksız sayılmazmış.

Çünkü 1980’lerin sonu

90’ların başlarında,

İstanbul’da elli altmış

tane özel tiyatro varken,

Anadolu’da yalnızca

Denizli’de özel tiyatro

mevcutmuş. Ekibin

felsefesi de “iddian yoksa

sanat yapma”ymış.

Keloğlan Devlere Karşı adlı oyundan

Keloğlan Devlere Karşı adlı oyundan

Eski fotograflar Mustafa İkizoğlu arşivi

tiyatro hayatına büyük katkıları olmuştur.

Aslında yaşanan taşrada sanat yapmanın

zorluklarıdır. 1989 yılı “Yurttaş A” ve “Gişe”

oyunlarıyla kapanır. 1990 yılında Sadık As-

lankara, kendisiyle gelebilen öğrencileri

Mustafa İkizoğlu, Ümit Aydın ve Oğuz Öz’ü

yanına alarak tiyatroyu Ankara’ya taşır.

Ankara’da okumakta olan öğrencilerinin

de katılımıyla D (Düşünmek Denemek De-

mek İçin D) Tiyatrosu’nu kurarlar. Burada

deneysel tiyatro çalışmaları yapılır. Slogan

“röntgenci seyirci istemiyoruz”dur. “Kırk Yaş

Düşleri”, “Mavi Gök Mavi Deniz” “Bir Ben

Vardır Bende Benden İçeri” isimli üç oyun

çıkarırlar. Ankara’dan kendi kentine turne-

ye gelmek Çatalçeşme’de oyun sergilemek

gibi tuhaf bir durumla da karşılaşırlar.

Sadık Aslankara; 1993 yılında, “Perdeler

Açılırken Siz Hiç Perdenizi Kapadınız mı”

başlıklı bir yazı yazarak eylemli tiyatro ha-

yatına veda eder.1993- 1994 sezonunun

son oyunu da Devlet Tiyatroları Genel Mü-

dür Yardımcısı İzzet Ararat’ın “Otuzbeş Yaş”

isimli oyunudur.

1990’larda varlığını kör topal sürdürme-

ye çalışan De-Ti’nin üyeleri, De-Ti’nin son

dönem öğrencilerinden olan Murat Ergür,

hocasından miras kalan misyonu sürdür-

mek ister. Dönem arkadaşı Mustafa İkizoğ-

lu ile birlikte Denizli’de “Metropol Tiyatro”yu

açarlar. Ne var ki bürokrasi ve dönem Tür-

kiye’sinde yaşanan ekonomik kriz, De-Ti’ci-

lerin Denizli’de tiyatro yapma isteklerini

bir kez daha sekteye uğratır. Murat Ergür,

1999 yılında İstanbul’a gider ve orada fark-

lı tiyatrolarda görev alır. Grubun Denizli’de

kalan üyesi Mustafa İkizoğlu ise Özel Pev

Koleji’nde Drama Öğretmeni olarak görev

yapmaya başlar. De-Ti dönemi böylelikle

tarihin tozlu sayfaları arasına karışır. De-

Ti’den sonra, günümüze değin Denizli’de

pek çok özel tiyatro açılmış olsa da hiçbiri

uzun soluklu olmaz.

Son söz yerine: Fark ettik ki söyleşi yap-

tığımız ya da ismi geçen bir döneme dam-

gasını vuran tüm De-Ti emekçileri kırgın-

lıklarını dile getirmiş. Yokluklarla yaptıkları

tiyatrolarına sahip çıkılmadığından yakın-

mışlar. Yıkmak yerine, üzerine bir tuğla

konulsaydı bugün oturmuş bir şehir tiyat-

rosunun olacağı yönünde sitemlerini dile

getirmişler. Shakespeare ve Brehcht’lerin

uçuştuğu bir şehir için biraz hoşgörü ortamı

yeterli olacakken sisteme kurban verildikle-

rinden dem vurmuşlar. Ne var ki hepsinin

son cümleleri hemen hemen aynı… “Vefa

duygusu unutulmasın. Umarım biz de bu

kubbede hoş bir sâdâ bırakırız. Bizim için

de adam gibi adamdı derler. Tüm tiyatrocu

genç kardeşlerimizi saygıyla selamlıyoruz”.

19