

savaş sırasında olmak üzere üç defa or-
duda vazife aldım. Bu itibarla askerliğin
ve savaşın ne olduğunu az çok bilirim”
demiştir (s.75).
Yazar, insanımız zekâ seviyesinin en
üst seviyelere çıkarılması gerektiğini dü-
şünmüş ve bunun millî ve ilmî bir konu
olduğunu ifade etmiş ve o günkü uygu-
lamaları sorgulamıştır: “...bugün uygula-
makta ve yürütmekte olduğumuz kültür,
eğitim sistemi ve politikası bu maksada
uygun mudur? Halkımızın zekâ seviyesini
en yüksek sınırına kadar geliştirebiliyor
muyuz? İşte bu, etüd edilmesi icap eden
hem millî hem de ilmî bir konudur (s.68).
Denemeler
S. Sami KAYRAL, bu eserinin önsözün-
de; “günlük olaylar gibi görünen, her çağ-
da rastlanacak meseleleri” şiir şeklinde
işlediğini belirtmiş; “insanlığın meselele-
rini kendi problemleri kabul ettiğini” ifa-
de etmiştir. 27 şiirin yer aldığı DENEME-
LER adlı bu eser, 1970 yılında iki baskı
yapmış ve 1971 yılında basılan şiir kitabı
GERÇEK’in sonuna eklediği kitaplarını
tanıttığı listede, mevcudunun kalmadığı
notunu düşmüştür. Buradan hareketle
çevresinde iyi bir okuyucu kitlesinin bu-
lunduğunu söyleyebiliriz. Kitaptaki her şi-
iri çevresindeki dostlarından birine ithaf
etmiştir.
Ekseriyetle hece vezninde şiir yazan
şair, “Acımak” adını verdiği ve bir vaize
hitap ettiği şiirinde, hüzün ve ıstırabın,
ölümden çok söz etmenin doğru olma-
dığını ifade ederken bir şiirinde de, do-
ğup büyüdüğü Buldan’ın ağzındaki “artık”
anlamındaki “kalan” kelimesini de kul-
lanmıştır: “İnsanı göndermekse maksat
öbür dünyaya / Bıktık kalan, usandık ne
lüzum var fetvaya?”
Adalet, aile, gezip görmek, barış için-
de yaşayıp yarışmak, çeşitli davranış ve
fikirlerdeki insanlar, düşünmek, düşler,
birlikte yasalara uyarak ve hoşgörüyle
yaşamak, zekâ, paranın insana etkile-
ri, dostluklar, insanlara kötülük edenler,
üniversitelerdeki anarşi gibi konular üze-
rindeki duygu ve düşünceler, Kayral’ın
kaleminde şiir şiir işlenmiştir.
Şair, bu kitabında kızlarına yazdı-
ğı birer şiire yer vermiştir. 27. sayfada
“Göreyim Seni Yavrum” adıyla küçük kızı
Özgül’e yazdığı öğüt dolu şiiri var. “Karın-
ca ve arı gibi işle kaynaşmasını” istediği
kızına şiirinin bir bölümünde şöyle sesle-
nir: “Senden daha güzel / Senden daha
insan / Senden daha ölmez / Neler var
bilir misin yavrum: / Senin insanlar için
/ Yapıp bırakacağın / Büyük eserler / Ve
düşünceler.”
45. sayfada da büyük kızı Gönül’e, “Şiir”
başlığı altında seslenmiştir. Şiiri anlatır-
ken; “İlâhi bir nefesten / Ruha sızan gü-
neştir” ifadesini kullanmış; son dört mıs-
rada şiiri kızı Gönül ile özdeşleştirmiştir:
“Şiir derler adına / Doyamazsın tadına. /
Gönül dedik adına, / Doyamadık tadına...”
Gerçek
Şair, ilk kitabı “Denemeler” ilgi, teşvik
görür ve hemen tükenir. Bu ortamda ikin-
ci şiir kitabı olan GERÇEK’i bir yıl sonra
piyasaya sürer. Bu bilgileri Gerçek adlı
eserinin önsözünden öğreniyoruz. Yine
aynı önsözde şair, amacını şöyle ifade
etmektedir: “GERÇEK’in yazarı, insanlığın
mes’elelerini kendi mes’elesi kabûl eden;
içine dönük düşüncenin yarattığı derîn
huzûrsuzluktan sonsuz mutluluk yaratma-
yı arzûlayan; severken sevgiyi, öğrenirken
öğretmeyi ülkü edinen; hakikata, iyiye,
doğruya, güzele, barışa, insanlığa âşık,
vatansever, milletsever bir insanın en sa-
mimî ve en derîn his, duygu ve düşüncele-
rini ifade etmek istedi.”
Süleyman Sami KAYRAL, dünyada ya-
şanılan huzursuzluğu sorgular: “HANİ İN-
SANLAR / Hani insanlar / Milletler, dinler
/ Medeniyetler / Sevişecekti? / Hani si-
yaset: / Yalan dolandan; / İlim: Sahteden
/ Korunacaktı? / Hani haksızlık, / Tamah
ve haset, / Kin ve husûmet / Arınacaktı?...”
Uzayıp giden sorularına şu şiirlerinde
cevap verir:
“İNSANI KURTARACAK / İnsanı kurtara-
cak / Trajedya değildir! / Yaşadığı zamanı,
/ Gerçeği düşünmektir. / Nesneleri tanı-
mak, / Hakikatı bilmektir. / Sade tekniğe
değil / Ahlâka da gitmektir...”
“BUNALIMDAN KURTULUR / Sınırsız
hürriyetler / Haksızlığı artırır. / Kara, Kı-
zıl akımlar / Kuduz gibi saldırır. / Devletin
patronluğu / Adaleti kaldırır. / Hür irade,
hür seçim / Demokrasi kurdurur. / İlim
bize yol bulur, / Sağduyu hâkim olur. /
İnsanlar da toplum da / Bunalımdan kur-
tulur.”
Halk Diliyle Beyitler (Ve On Altı Şiir)
Kayral, 1970’li yılların başlarında ken-
dini iyice şiire verir. “Gerçek” adlı şiir kita-
bından sonra aynı yıl içinde, 1971 yılında,
“Halk Diliyle Beyitler (Ve On Altı Şiir)” adlı
kitabı yayımlar. Bu kitabın ilk sayfasına
şu cümleyi koymuştur: “Evreni daha ya-
kından görebilmek ve ona egemen olabil-
mek için Hakikata bir yer seçmesini öner-
selerdi, muhakkak ki o, bir şiir mısrasını
seçerdi”.
264 sayfalık kitabın 233 sayfası, “halk
dilinden beyitler” ile doludur. Kayral beyit-
leriyle ilgili olarak önsözünde: “...değişik
konuları içeren, birbirleriyle ilişki ve bağ-
lantısı bulunmayan, yapıları sade, ölçüleri
değişik fakat anlamları çok olan; eğitici
öğretici olduğu kadar eleştirici, coşturu-
cu, lirik, ulusal, toplumsal, ilahi, insani şiir
biçimindeki beyitlerimi; bir düzenleme ve
sınıflama yapmadan, gelişigüzel serpiş-
tirilmiş olarak bulacaksınız.” demiştir. Bu
hâliyle bu beyitlere “hikmetler”, bu esere
de “hikmetler kitabı” diyebiliriz. Tam 3720
beyitin yer aldığı kitaptan birkaç beyit:
“Ömrünü boş yere etmeyen telef;
Kazanır en büyük sevapla şeref.”
“Saadet ararsan dünya yerinde,
Bulursun sen onu alın terinde.”
“Emekli olsam da olmaz kederim;
Nöbeti devraldı öğrencilerim.”
“Doğada görülen: Yokuşla iniş,
Bir akış, bir oluş, bir de tükeniş.” (s. 119)
“Milleti sevmemiz doğal bir âdet,
Devleti korumak millî ibadet.
Hiç zarara uğratma, koru millet malını;
Kesme sakın bindiğin o ağacın dalını.”
Oyunu satma sakın ne söze ne paraya;
Devlet gemisi büyük, oturmasın kara-
ya.” (s. 180)
Şair, kitabının son sayfalarına aldığı –
yine hece ölçüsüyle yazdığı- 16 şiirin 14
dörtlükten oluşan ilki, eşi Adviye hanıma
ithaf edilmiş olup öğretmenliği anlat-
maktadır. Bu şiirdeki ikinci dörtlük şöyle-
dir: “Bir iş ki serveti, şöhreti hiç yok; / Bir
aşk ki müşkülü, çilesi pek çok. / İşte o; her
şeyden çeker elini çeker; / İnsanın gönlü-
ne fazilet eker.”
32