

B
aşı dumanlı, ala karlı dağların etek-
lerinde kalan ormanlık alanlarda
bilge ihtiyarlara benzeyen yaşlı
ağaçların oluşturduğu özel bölgeler var-
dır. Çoğu zaman kendine has olan bu yer-
ler kimi zaman normal ormanın içinde ölü
ağaçlar olarak ayakta durular. Yaşamları
fiziki olarak sona ermiş olan bu değerler
doğanın vereceği kararla yahut insanlarca
yapılacak kesim faaliyetinde yere indirile-
rek fiziki varlıklarını da kaybedeceklerdir…
Artık yere düştükleri andan itibaren ya
odun, ya sanayi için kereste veya çıra ola-
rak anılacaklardır. Çoğu yerde enkaz, çürük,
dikili kuru olarak da tanımlanacaklardır.
Adına ne denirse densin artık onlar “ölü”
bilgelerdir.
Öyle ki yıllar yılı gökyüzüne uzanan dalla-
rı yaşlılıkla beraber tersine dönüp toprağa
doğru eğilmeye başlar bu ağaçların. Bu bir
gözü toprakta olan yaşlı insanlara da ben-
zetilmektedir. “Topraktan geldik toprağa
döneceğiz” felsefesinin kanıtıdır bu görü-
nüş.
Böylesi coğrafyalarda bulunan ekonomik
ömrü bitmiş artık doğaya canlı olarak kat-
kısı olmayan yaşlı ağaçların özleri toprak
olup geri dönmeden önce insanlarca son
bir kez daha ekonomik gelir amaçlı kullanı-
lır. İşte bu noktada özleri yani çırası kalan
enkaz ya da ölü denilen çıralı ağaçlar or-
man içlerinden ayrı bir sistemle toplanarak
ekonomiye kazandırılır.
Katranın kullanım alanları
Bu gün endüstriyel olarak yararlanılmak-
ta olan bu ürünler teknolojinin gelişmediği,
tıbbın ileri olmadığı dönemlerde ilaç ve ilaç
yapımında kullanılan hammadde ve hatta
bizzat şifa amaçlı ilaç olarak değerlendiril-
miştir.
Akdeniz ve Ege bölgesinin birçok yerin-
de ağaçlardan elde edilen katranların keçi
sürüleri, deve sürüleri ve diğer büyükbaş
hayvanların hastalıklarında tedavi amaçlı
olarak kullanıldığı bilinmektedir. Yine daha
özel ağaçlar olan ardıç, andız gibi ağaçların
katranları ise insanlarca (günümüzde de)
ilaç olarak kullanılmaktadır.
KARA KATRAN
Yazı ve fotoğraflar: Zeki AKAKÇA
9