

97
Bovon 2009, 9-27.
98
Amsler 1996, 432-437.
99
Șimșek 2015, 12-20, Resim 3-5, 14.
100
Traversari 2000, 94-95.
100
Traversari 2000, 94-95.
101
Huttner 2013, 334-335; şehit edilmesi İmparator Marcus Aurelius, prokonsül Servilius Paulus zamanında gerçekleşmiştir, ancak başka bilgi yoktur.
102
Anadolu’daki kentlerin gelişiminde azizlerin mezarının rolü üzerine yapılan araştırma çerçevesinde, Laodikeia mimari kompleksinin Sagaris’in şehitlik kutsal alanı olarak tanım-
lanmasını önerdim: D’Andria 2017c, 3-18.
103
Bu metnin ortaya çıkarttığı yasal ve idari konular hakkında Bkz. Amelotti – Migliardi Zingale 1985, 125, no 15; Feissel 1999, 127-128, no. 29.
ancak önemli kazanımlar sağlayaca-
ğı açıktır. Kıbrıs Arsos’ta saklanan
XIII. yy’a tarihlenen olağanüstü bir
ikonanın yakın zamanda yayınıyla
bu durumu teyit etmek isterim
97
;
sol elinde açık rulo tutan genç Aziz
Philippus’u ortada çerçeve içinde be-
timleyen Bizans resminde ressamın
ve müşterisinin Acta metnine ne
kadar sadık kaldığı görülmektedir
(Resim 43). Biyografik döngüsün-
de Havari’nin Phryg kentine gelişi,
mucizeleri, başı aşağıda çarmıha
gerilerek şehit edilmesi, gömülme-
si anlatılmıştır; çeşitli sahnelerde
Aziz’in yanında konuşan hayvanlar
pars ve keçi temsil edilerek Acta’ya
gönderme yapılmıştır (Resim 44)
98
.
Nadir bir ikonografi söz konusudur,
metne kesin bir gönderme olarak
açıklanabilir, Isiah’ın ünlü met-
ninde şöyle geçmektedir (11, 6-7):
“Kurt kuzuyla birlikte yaşayacak,
pars keçiyle yanyana yatacak”.
Laodikeia’da Yeni Buluntular ve
Piskopos Sagaris
Celal Şimşek’in Laodikeia kazıla-
rı Phrygia’nın bu önemli kentinin,
kentsel yapısı ve önemli anıtları ile
özellikle Proto Bizans Dönemi’yle
ilgili yeni bir çerçeve sundu. Deniz-
li Belediyesi’nin olağanüstü maddi
desteği sayesinde konut alanları,
başlıca hıristiyanlık kült yapıla-
rı özellikle piskoposluk sarayının
yanındaki Katedral gün ışığına
çıkartılarak restorasyonu yapıldı,
V. yy başlarına tarihlenen sur gü-
zergâhının rekonstrüksiyonu ya-
pıldı ve Hierapolis’tekinin benzeri
Constantinopolis Aurea Kapısı’nın
modeline göre yapılmış iki yanında
dörtgen kuleli doğu kent kapısı res-
tore edildi
99
.
Bu yeni veriler sistemli kazılara konu
olmasa da daha önceden bilinen
anıtların işlevlerinin yeni yorumla-
rının önerilmesini sağladı; bunla-
rın arasında doğudan kente ulaşan
yol üstünde kent surunun dışında
Roma Dönemi’nde doğu nekropo-
lis olarak kullanılan bir alanda yer
alan yuvarlak planlı bir yapı dikkat
çekmektedir (Resim 45). Yapının
büyük kısmı hala toprak altındadır,
traverten bloklarla inşa edilmiş des-
tek duvarları kısmen görülen daha
anıtsal bir kontekstin içinde yer al-
maktadır; mimari kompleks Lykos
nehri düzlüğüne göre yüksektedir
ve Hierapolis Aziz Philippus tepe-
sine doğru yönlenmiştir. Tüm bu
ögeler Traversari zamanında yuvar-
lak yapısı nedeniyle Hierapolis se-
kizgeniyle karşılaştırılan bir şehit-
lik yapısı olarak yorumlanmıştır
100
.
Anıt kentdışı Kutsal Alanı olarak
tanımlanan bir kompleksin içinde
yer almaktadır, hem kent içinde-
ki konumu hem de Roma Dönemi
nekropolisi içinde bulunması ne-
deniyle Havari’nin Martyrion’uyla
karşılaştırılabilecek bir yerdedir.
Laodikeia hıristiyanlık geleneğinde
ana figür II. yy’da şehit edilen aziz
piskopos Sagaris’tir
101
. Gerçekten
de Eusebios tarafından aktarılan,
piskopos Polikrates tarafından Papa
Vittore’ye yazılan Paskalya tarihiyle
ilgili sorun konulu mektup, Havari
Ioannes ve Philippus ve piskoposlar
Smirne’den Polikarpos, Sardes’ten
Melitone, Thraseas (Eumeneia’dan
piskopos ve şehit) ve son olarak
Laodikeia’dan Sagaris’ten söz eden
Asya Kilisesi tezini desteklemek-
tedir; ünlü metinde Laodikeia’daki
mezarından Philippus için kulla-
nılan aynı ifadeyle bahsedilmiştir
(os en Laodikeia kekoimetai) (Eus.
Hist.eccl., V, 24, 5). Bu ögeler te-
melinde, Proto Bizans kutsal alan
kompleksi içinde yer alan bir Mart-
yrion olabilecek Laodikeia’daki yu-
varlak planlı yapının Sagaris kül-
tüne adandığını düşünüyorum ve
Roma Dönemi nekropolisi içinde,
Havari’ninkinde olduğu gibi mezarı
etrafında gelişen bir gelenek olarak
zamanla Lykos Vadisi’ndeki hıristi-
yan cemaati için son derece önemli
bir yer haline gelmiştir
102
.
Kültün ve Sagaris Kutsal Alanı’nın
gelişimi, İmparatorluk Dönemi’n-
de büyük gelişme gösteren Asya
Kentleri arasında gelişen özellikle
imparatorluk sarayıyla ilişkilerdeki
rekabet çerçevesinde değerlendi-
rilebilir; hıristiyanlık döneminde
aynı dinamikler yerel azizlerin ve
iki kentin de ev sahipliği yaptığı
kutsal emanet kültünün öneminde
harekete geçmiştir. Havari Philip-
pus ile piskopos Sagaris arasındaki
rol eşitsizliğinin bu tür bir çekiş-
meyi harekete geçirmek için çok
büyük olduğu düşünülebilir; ancak
aynı durum Ephesos ve Smirne ara-
sında da ortaya çıkmıştır, VI. yy’a
tarihlenen bir Ephesos yazıtı bu
duruma tanıklık etmektedir, Asya
metropolitliği konusunda iki kent
arasında çok kez yorumlara ve tar-
tışmaya neden olmuştur. Bununla
birlikte Smirne’nin piskopos Poli-
karpos’un şehit olmasına dayanan
hıristiyanlık kökenlerinin asaletiyle
ilgili hakkını arama isteğine karşın,
Iustinianus’un metni (Die Inschrif-
ten von Ephesos Ia, 45) Ephesos’un
önceliğinin Havari Ioannes’in oto-
ritesinin oluşturduğu sağlam temele
dayandığını vurgulamaktadır
103
.
66