

EFEMERA
Hazırlayan:
Muzeffer ÇETİN
İstanbul Osmanlı Arşivi Müdürlüğü
| Denizli’ den gönderilen telgraf |,
Tarih: 6 Temmuz 1916
İçişleri Bakanlığı’na,
Memlekette görülen tek tük kolera hastalığından dolayı. Denizli’
de bin evin geçim kaynağı olan tabakhane, hükümet yetkili-
leri tarafından kapatılmıştır. Müessesemizde kolera hastalığı
görülmediği halde bu kapatma kararı sebebiyle sürüklenmekde
olduğumuz, en az kırk bin liralık zararın karşılanmasını yerel
yöneticilerden rica ettik. Karantina ve kordon içinde olmak
şartıyla, sadece belirli günlerde çalışmamıza izin verilebileceği
türünden garip bir cevap verildi. Tabakhane içinde sad-
ece hastalık tesbit edilen yerin tecrit edilmesi gerektiğini
düşünüyoruz. Akıl, mantık ve bilim bunu gerektirir. Ancak bu ba-
sit gerçek bile göz ardı ediliyor. Müessesemizde böyle bir salgın
hastalık asla mevcut değildir. Hükümet yetkilileri, tabakhaneyi
kapatmak yerine şartlarımızı iyileştirmeyi denemeli ve modern
bir tesis haline getirmemize yardımcı olmaya çalışmalıydılar.
Çözüm, tabakhanenin kapatılması değildir. Bunu yöneticiler
de çok iyi biliyorlar. Bazı yöneticilerin vehimlerine dayandığını
düşündüğümüz bu kapatma girişiminin, esnafa açtığı zarar kırk
bin liradan fazladır. Tezgahlarda bekleyen deriler tamamen
kullanılmaz hale gelmiştir. Zararımızın yöneticiler tarafından
tazmin edilmesini sağlamak için sahip olduğumuz yasal
hakların da farkındayız. Durumu bir defa da size arz etmek
istedik. Adaleti sağlayacağınızdan şüphemiz yoktur. Bu konuda
emir sizindir.
|İmzalar |
Mehmed, İsmail, Raşid, Ahmed.,Mustafa, Osman, Mehmed Ali
| Denizli’den gönderilen telgrafnâme |,
Tarih: 23 Haziran 1332 | 6 Temmuz 1916 |,
Dâhiliye Nezâret- i celîlesi’ ne,
Memleketde tek tük icrâ- yı te’sir eden koleradan dolayı bin
hânenin iştigâli olan debbâhâne hükûmetce sed edildi, mü’
essesemizde hastalık meşhüd olmadığı hâlde şu sed sebebiyle
sürüklenmekde olduğumuz asgarî kıkrk bin liralık zarardan
vikâyemizi hükûmet- i mahalliyeden ricâ etdik, mütemâdiyen
kordon dâhilinde ve debbâğhânede beynûnet şartıyla dârü’
s- sınâ’ alarımıza devâm edebileceğimiz zemîninde gâyet garîb
bir sûret- i tasviye teklif edildi, debbâğhâne dâhilinde musâb
varsa yalnız o mahallin tecrîdi kavâ’ id –i fenniyeden ve akl- ı
mantıka daha muvâfık iken bu kavâ’ id- i külliyeden de zühûl
ediliyor, husûsuyla mü’ essesemizde ilel- i sâriyeden tek bir eser
yokdur, hükûmet şu fırsatdan bi’l- istifâde mü’ essesemizi daha
fenni ve daha sıhhî bir kisveye bürütmek gibi hâlâ icrâsı müşkil
teceddüdâta girişmek istiyorsa bugün otuz bin lira kıymetinde
olan bir mü’essesenin ne tebdîl- i şekl ve ne de tağyîr- i mevcû-
dunun imkân hâricinde olduğunu bizden daha iyi takdîr edecek
mevki’de bulunuyor, hulâsa vehm- âlûd ihtimâllere binâ’en
mü’essesemizin şu sed sebebiyle dûçâr olacağı zarar-ı umûmî
kırk bin liradan fazladır, çünkü destgâhlara mevzû’ olan hulûdu
tamâmen mahv –ı telef olacağına tereddüd bile câ’iz değildir,
bunun için her zamân hükumetden anz- ı tazmînâta olan
salâhiyet- i kânûniyemiz inkâr edilemez, keyfiyeti bir kere de
nazargâh- ı âlîlerine arz ediyoruz, mazhar- ı adâlet olacağımıza
şübhemiz yokdur bâki fermân.
| İmzalar |
Mehmed, İsmail, Raşid, Ahmed, Mustafa, Osman, Mehmed Ali
s a d e l e ş t i r m e
ç e v i r i y a z ı
36