

Y
anık bir türkü vardır, bilirsiniz.
“İki de keklik bir derede ötüyor
Ötme de keklik derdim bana ye-
tiyor.”
İki de köprü…
Ben bu türküyü, yan yana dene-
bilecek uzaklıkta bulunan iki köprü-
müz için şöyle uyarlayacağım:
“İki de köprü Menderes’te duru-
yor;
Eski de köprü yenisine bakıyor…”
Bahsettiğim köprüler, Sarayköy
ilçesine bağlı Ahmetli kasabası giri-
şinde ve Büyük Menderes Nehri üze-
rindeler. Aralarında 30-40 m. kadar
mesafe var. Birinin tarihi çok eski,
diğeri henüz üç yaşında… Birisi, yüz-
yılları sırtında taşımış olmanın getir-
diği tahribatla, yaşlı, yorgun… Yeni
köprüye; geriye atılmış olmanın ve
dönüp bakınan, üstünden gelip ge-
çen bulunmamanın mahzunluğuyla,
imrenerek, kıskanarak bakıyor. Tek
tesellisi, hemen yanı başında bulu-
nan komşularının ve bazı köylülerin
arada bir üstünden geçmeleri…
Diğer köprü ise tazeliğinin, geniş-
liğinin, daha büyük ve son teknoloji
ile yapılmış olmasının ve insanların
kendisini tercih etmelerinin getirdiği
gururu taşıyor gibidir.
Eski köprü hakkında, 1973 Deniz-
li İl Yıllığında bir fotoğraf ile birlikte
şu yazı yer almıştır:
“Ahmetli Köprüsü: Sarayköy ilçe-
sine 15 km. uzaklıktadır. Sarayköy
ovasını ikiye ayıran Büyük Menderes
üzerindedir, Romalılar tarafından
inşa edilmiştir. Yıkık hâldeki köprü-
nün ayakları hâlen görülmektedir.”
İKİ DE KÖPRÜ…
Hasan KALLİMCİ
Yazar
Ahmetli kasabası yakınlarında, Büyük Menderes nehri üzerinde
Roma döneminden kalma köprünün, İstiklâl Savaşı’nda Yunanların
Büyük Menderes’i geçmelerinin engellenebilmesi için milis
kuvvetleri tarafından dinamitlenerek yarısı yıkılmıştır.
32