

Veli BAYSAL
H
er insanın hayatında dönüm
noktaları vardır, benim haya-
tımı yönlendirmemde büyük emeği
olan ortaokul da Türkçe dersi öğ-
retmenim olan sevgili İbrahim Arbi-
len’i yad etmek istiyorum. Kendisiyle
okuldan sonra pek görüşme imkâ-
nım olmadı, sağ ise kulakları çınlasın
vefat etti ise Allah rahmet eylesin
diyerek başlayayım sözlerime;
Manisalı hali vakti yerinde olan
bir ailenin oğlu olan sevgili Türkçe
öğretmenim İbrahim Arbilen 1981
yılında kasabamıza geldiğinde um-
duğundan fazlasını bulduğunu söy-
lemiş diğer öğretmenlere. Onlar da
sormuşlar ne anlamda umduğun-
dan fazlasını bulduğunu. Buradaki
çocukların bazıları gerçekten çok
zeki ve yetenekliler demiş. Dersler-
de beyefendiliği ve anlatım tarzı ile
tüm sınıf pür dikkat dinlerdi anlattığı
konuları. Çabucak kaynaştı İbrahim
öğretmen öğrencileri ve kasaba hal-
kı ile Denizlimizin güzide ilçelerinde
Acıpayam’a bağlı Dedebağ Kasaba-
sında yaşandı bütün bunlar.
Gelelim dönüm noktası olayına.
Bana ve arkadaşlarıma okumanın
önemini ilk o öğretmenim anlattı.
Daha 11 yaşındayken, zaman içinde
bize getirdiği kitap, dergi, gazete vb.
yayınlarla okumanın insanın ufkunu
nasıl açtığını ve hayata bakış açısını
nasıl olumlu yönde değiştirdiğini so-
mut örneklerle gösterdi. Okulumuz-
da oluşturulan küçük çaplı kütüpha-
neyi kaynak bakımından zenginleş-
tirdi. O dönemde ne kadar derslerle
ve genel kültürle ilgili kaynak mev-
cut ise hemen hemen hepsinden ka-
zandırdı.
Onun sayesinde çok güzel müna-
zaralar ve kompozisyon yarışmaları
yapıldı okulumuzda. Bizim okudu-
ğumuz dönemde Türkçe dersi yazılı
sınavlarında verilen konu üzerinde
yazılan kısa kompozisyonların de-
ğerlendirmede ağırlıklı bir yeri vardı,
belki şimdi de öyledir orasını bilmi-
yorum.
Hiç unutmuyorum bir keresinde
“İnsan mı doğaya hâkimdir yoksa
doğa mı insana hâkimdi”, konulu
bir münazara düzenlemişti İbrahim
Hoca. Beşer kişilik iki grup oluştur-
duk. Beş kişi İnsan doğaya hâkimdir
kısmını savundu, diğer beş kişi de
doğa insana hâkimdir kısmını sa-
vundu. Sonuç olarak grupların yap-
tıkları savunma neticesinde doğa
insana hâkimdir münazarayı kazan-
dı. Burada önemli olan bu iki tezin
doğruluğunu ya da yanlışlığını orta-
ya koymak değildi, öğretmenimizin
asıl amacı bizlere okuyup anlayarak
doğru bildiklerimizi savunma yetisi
kazandırmaktı. Bunu başardı da. O
dönemde okuyan arkadaşlarımızın
büyük bir çoğunluğu başarılı birer
insan olarak iyi yerlere geldiler.
İbrahim öğretmen öğrencilik ha-
yatımızda ilk defa bizimle beraber
KASABADAKİ
ÖĞRETMENİ YÂD
patlak bir topun peşinde futbol oyu-
nuna katılan eğitimcidir. Öncesinde
ve sonrasında bu denli bizlerle iç içe
olan bir öğretmenimiz olmadı sayılır.
Kırk küsur kişilik sınıfımızda tek tek
her öğrencinin evini ziyaret eder, ana
babası ve kardeşleriyle sohbet eder-
di. O dönemlerde köyümüze gelen
öğretmen profili İbrahim Bey’e pek
uymuyordu. Genelde havalı ve bur-
nundan kıl aldırmayan tabir edilen-
lerle karşılaşıyorduk, ya da bize öyle
geliyordu, Emeği geçen diğer öğret-
menlerimize de haksızlık etmek is-
temiyorum hepsinin de üzerimizde
hakları vardır. Bu vesileyle hepsine
sonsuz teşekkürlerimi sunarım.
Bahsetmeden geçemeyeceğim
bir olay daha var İbrahim öğretme-
nimle ilgili bize ilk olarak Acıpayam
ve çevresinin tarihi ile ilgili kitapları
getirerek; “çocuklar bu kitapları oku-
yun ve geçmişinizde bu yerlerde ne-
ler olup bitmiş haberiniz olsun” dedi.
Hatta hiç unutmuyorum o kitapları
verirken geleceği planlarken geçmişi
unutmamak gerektiğini söylemişti.
Bir öğretmenin asıl amacı toplu-
ma ve kendisine yararlı özgüvenli,
doğruluk ve sorumluluk sahibi birey-
ler yetiştirmek ise İbrahim öğretmen
bence bunu başardı. Teşekkürler öğ-
retmenim.
BİR ANLATI:
37