

Denizli İl Kültür Müdürlüğünün
hazırlayıp kitaplaşmasını sağladığı
(2001 Kültür Değerleri, sayfa 76,
Denizli Valiliği Yayını, 2001-DENİZ-
Lİ)
eserde de eski köprü hakkında şu
bilgiler verilmiştir:
“Ahmetli kasabası yakınlarında,
Büyük Menderes nehri üzerinde-
dir. Roma dönemine ait olup İstiklâl
Savaşı sırasında Yunanlıların Büyük
Menderes’i geçmelerinin engellene-
bilmesi için Milis kuvvetleri tarafın-
dan dinamitlenerek yarısı yıkılmış-
tır.”
Bu tedbire rağmen Yunan ordusu
5 Temmuz 1920 tarihinde
1
Ahmet-
li’ye girmiş ve Türk ordusu tarafın-
dan geri çekilmeye mecbur edilin-
ceye kadar, iki yıl boyunca orada
kalmıştır. Yunan askerlerin bu süre
içinde köyün etrafını dikenli tellerle
çevirmişler, köye giriş çıkışları kon-
trol altına almışlardır.
Ahmetli köylülerinden bir grup,
Tosunlarlı gönüllülerle birleşerek
Tavaslıoğlu Ömer Bey’in kumanda-
sında otuz kişilik atlı bir birlik için-
de yer alarak Dailli köyünde kurulan
müfrezeye katılmış ve işgalci Yunan
ordusuna karşı savaşmıştır.
2
Yıkılan ayakların yerine yenisi
yapılan eski köprü özelliğini iyice
kaybetmiştir; eski ayakları ile yeni-
leri öylesine farklıdır ki adeta takma
ayakla ayakta durabilen bir gazi gi-
bidir. Köprünün ayaklarından çıkarı-
lan taşlar atılmamış, nehir kenarına
sıralanarak değerlendirilmiş olup bir
korkuluk görevi yapmaktadır.
Prof.Dr. Tuncer Baykara, bu eski
köprüyü önemli bulmaktadır. Eski
yolların üzerinde bulunması ve
önemli bir geçit yeri olması sebe-
biyle bu köprünün Ahmetli tarafında
pazar kurulduğunu da yazmaktadır.
(Selçuklular ve Beylikler Çağında
Denizli 1070-1520, IQ Kültür Sanat
Yayıncılık, 2007 İSTANBUL)
adlı ese-
rinde; “Nehirlerin geçit yerlerindeki
köprü başlarındaki pazarların, bili-
nen ve günümüzde de tahkik edile-
bilen örnekleri vardır.” diyen Bayka-
ra, çevreden birkaç örnek verdikten
sonra “Menderes Nehrinin Üzerin-
deki Ahmetli Köprüsü ile İlgili Pazar
Alameddin-Çarşanba Pazarı” başlığı
altında şu satırlara yer vermektedir.
“Derebolu/Tripolis yakınlarındaki
Menderes köprüsünün (yani şimdiki
Ahmetli köprüsü) yakınlarında bir
Pazar düşünülmelidir. (…) Çürük-
su’nun Menderes’e katıldığı yöredeki
bu köprünün de bir pazara işaret et-
tiğini biz kesin görüyoruz.”
Kitabın 439. sayfasında, Ahmetli
köprüsünün, bir Avrupalının (F. Sat-
re) 1890 yılında çektiği fotoğrafı da
yer almaktadır. Bu fotoğraf, köprü-
nün, bilinen en eski fotoğrafıdır.
Tabii böyle önemli geçit yeri
olarak yüz yıllarca tarihî bir görev
yapan eski köprünün yanındaki Ah-
metli köyünün de bir geçmişi, tarihi
olmalıdır. Bugün bir kasaba duru-
munda bulunan ve ekonomik sıkın-
tılar sebebiyle, yaşanan göçler se-
bebiyle nüfusu iyice azalan Ahmetli
eski bir yerleşim birimi olduğunu
göstermektedir.
Böyle olduğunu da Doç. Dr. Turan
Gökçe’nin
(XVI ve XVII. Yüzyıllarda
Lâzıkıyye (Denizli) Kazâsı, s. 176,
Türk Tarih Kurumu Yayını, 2000-AN-
KARA)
adlı eserinden öğreniyoruz.
Gökçe, bu bilgileri milâdî 1500’li
yıllarda tutulan vakıf defterlerinden
almıştır.
*Ahmetli, o yıllarda “Ahmetlü”
adıyla kayıtlıdır.
*Lâzıkıyye (Denizli) merkez nahi-
yesine bağlıdır.
*Arazisi, “Merhum Halil Paşa Vak-
fına” tahsis edilmiştir.
*1512’de vakıf defterine “Karaca
Ahmed” adıyla kaydedilmiştir.
*Ahmetli’de, 1512 yılında 46
tane çift öküzle sürülebilecek büyük-
lükte toprak parçası ve bu toprak-
lara sahip hane vardır. 11 tane tek
öküzle sürülebilecek toprak parçası
ve bu topraklara sahip hane bulun-
maktadır. Ayrıca topraksız 20 hane
mevcuttur. Yine bekâr olarak baş-
kalarının arazisinde çalışarak ka-
rınlarını doyuran 12 kişi tespit edil-
33